|
Tweet |
“30 AĞUSTOS TAM BAĞIMSIZLIK İRADESİDİR”
26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz’un, 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kesin zafere ulaştığını hatırlatan Bayık, Türk ulusunun bu zaferle yalnızca vatan topraklarını değil, kendi geleceğini belirleme hakkını da kazandığını ifade etti.
Bayık şunları söyledi:
“30 Ağustos, bir ulusun kendisine biçilen esaret gömleğini yırtıp attığı ve geleceğini hiçbir gücün iradesine bırakmayacağını bütün dünyaya ilan ettiği gündür. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan Büyük Zafer; Sevr’i tarihin çöplüğüne gönderen, tam bağımsızlığın önünü açan ve laik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna uzanan yolu hazırlayan tarihsel bir dönüm noktasıdır.”
Büyük Zafer’in temelinde ortak vatan ve ortak gelecek iradesinde birleşmiş bir millet bulunduğunu belirten Bayık, Cumhuriyet’in millet anlayışının etnik köken veya mezhep üzerinden değil, vatandaşlık bağı ve ortak gelecek temelinde şekillendiğini kaydetti.
“CUMHURİYETİN TEMEL DEĞERLERİ PAZARLIK KONUSU OLAMAZ”
Türkiye’nin terörden tamamen arındırılmasının herkesin ortak arzusu olduğunu belirten Bayık, bu hedef doğrultusunda atılacak adımların Cumhuriyet’in kurucu değerlerini, üniter devlet yapısını ve ulusal bütünlüğü tartışmaya açmaması gerektiğini söyledi.
Bayık, “Terörün sona ermesini, silahların susmasını ve hiçbir yurttaşımızın terör nedeniyle yaşamını yitirmemesini elbette istiyoruz. Ancak kalıcı toplumsal barışın yolu Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini tartışmaya açmaktan veya terör örgütlerine ve yöneticilerine siyasal meşruiyet kazandırabilecek yaklaşımlardan geçmez. Gerçek toplumsal barış; demokratik hukuk devletini güçlendirmek, millet egemenliğini hâkim kılmak ve Cumhuriyet’in hukukunu istisnasız herkese uygulamakla mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği millet iradesinin dışında hiçbir yapının pazarlık konusu olamaz.” dedi.
30 Ağustos’un antiemperyalist karakterinin günümüz dünyasında daha da önem kazandığını ifade eden Bayık, Türkiye’nin siyasi, askeri, ekonomik, hukuki ve kültürel alanlarda bağımsızlığını korumasının zorunlu olduğunu belirtti.
“BİZİM YOLUMUZ TAM BAĞIMSIZLIKTIR”
Cumhuriyet’i savunmanın yalnızca geçmişin mirasına sahip çıkmak anlamına gelmediğini belirten Bayık, laikliğin, hukukun üstünlüğünün, bilimsel eğitimin, ulusal egemenliğin ve bağımsız karar verebilme iradesinin korunmasının da Cumhuriyet mücadelesinin ayrılmaz parçaları olduğunu vurguladı.
Bayık sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras, üzerinde özgürce yaşayabilecekleri bağımsız bir vatan ve aklın, bilimin, hukukun egemen olduğu laik Cumhuriyet’tir. Bizim zaferimiz 30 Ağustos’tur. Bizim yolumuz tam bağımsızlıktır. Bizim güvencemiz millet egemenliğidir. Bizim ortak çatımız Türkiye Cumhuriyeti’dir. Eğitim-İş olarak Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün devrim ve ilkelerinin, laik ve demokratik Cumhuriyet’in, ülkemizin üniter yapısının, ulusal egemenliğin ve tam bağımsızlığın yılmaz savunucusu olmaya devam edeceğiz. Büyük Zafer’in 104. yılında başta Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlığımız uğruna can veren tüm şehitlerimizi saygı, minnet ve özlemle anıyor; ulusumuzun 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum.”