|
Tweet |
AÇ ÇOCUKTAN DERSE ODAKLANMASINI BEKLEYEMEYİZ
Çocukların günün önemli bölümünü okulda geçirdiğine dikkat çeken Bayık, yetersiz beslenmenin öğrencilerin dikkat ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Bayık şunları söyledi: “Bir çocuğa matematik, fen veya Türkçe öğretmeye çalışırken önce onun temel ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığını düşünmek zorundayız. Karnı aç olan bir öğrenciden saatler boyunca derse odaklanmasını bekleyemeyiz. Sağlıklı beslenme, nitelikli eğitimin ön koşullarından biridir.”
BESLENME ÇANTASI AİLENİN GELİRİNİ GÖSTERMEMELİ
Aynı sınıftaki öğrencilerin beslenme imkânlarının ailelerinin ekonomik durumuna göre farklılaşmasının çocuklar arasındaki eşitsizliği okul ortamına taşıdığını belirten Bayık, bunun yalnızca ekonomik değil sosyal bir mesele olduğunu ifade etti.
Bayık, “Bir öğrencimizin çantasında sağlıklı ve yeterli yiyecek bulunurken başka bir çocuğumuzun yanında yiyecek hiçbir şeyi olmayabilir. Çocuklarımız ailelerinin ekonomik durumunu arkadaşlarının karşısında hissetmek zorunda bırakılmamalıdır. Okul, ekonomik farklılıkların görünür hale geldiği değil, fırsat eşitliğinin sağlandığı yer olmalıdır.” dedi.
HER ÖĞRENCİYE EN AZ BİR SAĞLIKLI ÖĞÜN
Okullarda ücretsiz öğün uygulamasının kapsamlı ve sürekli bir kamu politikası haline getirilmesi gerektiğini savunan Bayık, çocukların gelişim ihtiyaçlarına uygun menüler hazırlanmasının önemine dikkat çekti.
Bayık, “Talebimiz açık: Okul çağındaki çocuklarımıza en az bir ücretsiz ve sağlıklı öğün sağlanmalıdır. Bu hizmet çocukların yaşına ve gelişimine uygun şekilde planlanmalı; uzmanların belirlediği dengeli menüler uygulanmalıdır. Mesele yalnızca çocuğun karnını doyurmak değil, sağlıklı beslenmesini sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.
ÜCRETSİZ ÖĞÜN VELİNİN BÜTÇESİNİ DE RAHATLATIR
Gıda giderlerinin aile bütçelerindeki ağırlığına dikkat çeken Bayık, okulda sağlanacak ücretsiz öğünün özellikle birden fazla öğrencisi bulunan haneler açısından önemli bir destek oluşturacağını söyledi.
Bayık, “Bir çocuk için günlük beslenme giderini hesaplayın, ardından bunu eğitim öğretim günleriyle çarpın. İki veya üç öğrencisi bulunan bir aile için rakam daha da büyüyor. Okulda ücretsiz öğün sağlanması hem çocuklarımızın sağlıklı beslenmesine katkı sunar hem de ailelerin omuzlarındaki ekonomik yükün bir bölümünü azaltır.” dedi.
YEMEK HİZMETİNDE HİJYEN VE DENETİM ŞART
Ücretsiz öğün uygulamasının hayata geçirilmesi halinde gıda güvenliği ve hijyen konusunda taviz verilmemesi gerektiğini belirten Bayık, yemeklerin hazırlanmasından öğrencilere ulaştırılmasına kadar bütün sürecin düzenli olarak denetlenmesi gerektiğini ifade etti.
Bayık, “Binlerce çocuğa yemek ulaştırılacak bir sistemde kalite ve denetim en az uygulamanın kendisi kadar önemlidir. Kullanılan ürünlerden mutfak koşullarına, taşımadan servise kadar her aşama titizlikle kontrol edilmelidir. Çocuklarımız için güvenli ve sağlıklı gıda kırmızı çizgimiz olmalıdır.” diye konuştu.
YEREL ÜRETİCİ DE SİSTEMİN PARÇASI OLABİLİR
Okullarda sağlıklı beslenme programlarının aynı zamanda yerel üretimi destekleyecek modellerle değerlendirilebileceğini belirten Bayık, Kırşehir’deki üreticiler ve kooperatiflerin de gerekli standartlar çerçevesinde sürece katkı sunabileceğini söyledi.
Bayık, “Doğru bir planlamayla çocuklarımızın sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlarken yerel üreticimizi de destekleyebiliriz. Elbette burada temel kriter gıda güvenliği, kalite ve kamu yararı olmalıdır. Eğitim, sağlık ve yerel üretimi aynı sosyal politika içerisinde buluşturabilecek modeller üzerinde çalışılabilir.” dedi.
BAYIK: ÜCRETSİZ OKUL YEMEĞİ LÜTUF DEĞİL SOSYAL DEVLET GÖREVİDİR
Çocukların yeterli beslenmesinin ailelerin tek başına çözmesi gereken bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini belirten Bayık, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir ülkede çocukların eğitim başarısını konuşuyorsak önce o çocukların okula aç gelip gelmediğini sormamız gerekir. Hiçbir öğrencimiz arkadaşının yediğine bakmak zorunda kalmamalı, hiçbir veli çocuğunun beslenme çantasını dolduramadığı için çaresizlik yaşamamalıdır. Her çocuğa okulda en az bir ücretsiz, sağlıklı ve güvenli öğün sağlanmalıdır. Bu bir yardım veya lütuf değil; çocuklarımızın sağlığına, eğitimine ve geleceğine yapılan kamusal bir yatırımdır. Hiçbir çocuk derse aç girmemelidir.”