|
Tweet |
“MESELE YALNIZCA TEST YAPMAKLA SINIRLI KALMAMALIDIR”
Oğuz, uyuşturucuyla mücadelenin çalışanların temel hakları ve kişisel verilerin korunması gözetilerek yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Başta belediyeler olmak üzere devletin bütün kamu kurum ve kuruluşlarında hukuki zemini açık şekilde belirlenmiş tarama programları hayata geçirilmelidir. Ancak mesele yalnızca test yapmakla bırakılmamalı; önleme, erken tespit, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri birlikte yürütülmelidir.” ifadelerini kullandı.
“KAMU HİZMETİNİN GÜVENİLİRLİĞİ HEPİMİZİN MESELESİDİR”
Kamu çalışanlarının taşıdığı sorumluluğa dikkat çeken Oğuz, “Uyuşturucu kullanımı, özellikle kamu görevi söz konusu olduğunda yalnızca özel hayat başlığı altında değerlendirilemez. Kamu çalışanı millet adına hizmet eder. Kamu hizmetinin güvenilirliği, liyakati ve sağlıklı biçimde yürütülmesi hepimizin meselesidir.” dedi.
Oğuz, kumar ve özellikle sanal kumar bağımlılığına karşı da kamu kurumlarında ciddi önleyici çalışmalar yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“AMACIMIZ İNSANLARI DAMGALAMAK DEĞİL BAĞIMLILIK ZİNCİRİNİ KIRMAKTIR”
Geçtiğimiz yıl düzenledikleri Madde Bağımlılığı Çalıştayı ile konunun ulaştığı boyuta dikkat çektiklerini hatırlatan Oğuz, artık daha kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Oğuz, “Amacımız insanları damgalamak veya cezalandırmak değildir. Bağımlı hâle gelen insanlarımızı tedaviye yönlendirmek, kamu kurumlarımızı korumak ve uyuşturucunun kamu hizmetine kadar uzanan zincirini kırmaktır.” diye konuştu.
“BUGÜN TEDBİR ALMAZSAK YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR”
Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bir asayiş başlığı olmadığını vurgulayan Oğuz, “Kamu kurumlarında meydana gelecek bir çürüme vatandaşın devlete olan güvenini de yaralar. Uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele milletimizin geleceği ve devletimizin bekası meselesidir. Bugün tedbir almalıyız, yarın çok geç olabilir.” ifadelerini kullandı.