Bugun...
SON DAKİKA

DR. ABDULCABBAR BORAN’DAN: “KENDİNİZİ TANIYOR MUSUNUZ?”

Fizik Yüksek Mühendisi, Mutasavvıf ve Yazar Dr. Abdulcabbar Boran, Allah’ın insanı yaratış dizaynını tanımanın mutluluğun temel şartlarından biri olduğunu belirterek, insanın fizik vücut, nefs ve ruhtan oluştuğunu ifade etti. Boran, “Mutluluğu anlamamız ve yaşamamız için bu yaratış dizaynını bilmemiz lazım” dedi.
facebook-paylas
 Tarih: 08-10-2026 12:56:44

DR. ABDULCABBAR BORAN’DAN: “KENDİNİZİ TANIYOR MUSUNUZ?”

“Mutluluğu Anlamak ve Yaşamak için Yaratılış Dizaynını Bilmemiz Lazım”

İnsanın Allahû Tealâ’nın kâinatı emrine musahhar kıldığı en sevgili mahlûku olduğunu belirten Boran, Allah’ın insanın mutlu olmasından başka bir dileği olmadığını ifade etti. Mutluluğu anlamak ve yaşamak için öncelikle insanın Allah’ın yaratış dizaynında kendisini tanıması gerektiğini söyledi.


“İnsan Üç Vücutla Yaratıldı”

Kur’ân-ı Kerim’e bakıldığında bütün insanların fizik vücut, nefs ve ruh olmak üzere üç vücutla yaratıldığının görüldüğünü belirten Boran, insanın fizik vücudunun topraktan yaratıldığını ifade etti. Bu yaratılışa Hicr Suresi’nin 26. ayetinde dikkat çekildiğini söyledi.

Nefsin Şems Suresi’nin 7. ayeti gereğince Allahû Tealâ tarafından sevva edildiğini belirten Boran, insanın üçüncü vücudunun ise ruh olduğunu ve Secde Suresi’nin 9. ayetinde Allahû Tealâ’nın insanı dizayn ettikten sonra onun içine ruhundan üfürdüğünün bildirildiğini ifade etti.


Bu yaratılış dizaynının ilk insan Âdem (A.S)’dan kıyamete kadar yaratılan bütün insanlar için geçerli olduğunu belirten Boran, Allah’ın yaratışında değişiklik olmayacağını ifade ederek Rûm Suresi’nin 30. ayetine işaret etti.


Şeytan Nefsin Afetlerine Etki Ediyor

Nefsin afetlerinin şeytanın etkilerine maruz kaldığını ifade eden Boran, şeytanın insanın afetlerine etki ederek yanlış dürtüleri kişinin kendi düşünceleriymiş gibi sunabildiğini belirtti.

Bu durumun insanlar arasında intikam ve karşılıklı olumsuzluk zinciri oluşturduğunu söyleyen Boran, ruhun taleplerine uygun davranarak Allah’ın emrettiği biçim ve boyutta doğru düşünce ve davranışlarla negatif etkilerin bertaraf edilebileceğini ve huzurlu ilişkilerin kurulabileceğini ifade etti.


“Akıl, Nefsin ve Ruhun Talepleri Arasında Karar Veriyor”

Aklın, nefsin ve ruhun taleplerinin ulaştığı karar mercii olduğunu belirten Boran, aklın bulunduğu ortama göre şuurlandığını söyledi.

 

Allah’ın emirlerinin yerine getirildiği ve yasaklarının işlenmediği bir ortamda şekillenen aklın farklı, Allah’ın emirlerinin dikkate alınmadığı ve yasaklarına riayet edilmediği bir ortamda şekillenen aklın ise farklı kararlar vereceğini ifade eden Boran, insanın ruhun taleplerine uygun davranması hâlinde huzur ve mutluluk, nefsin taleplerine uygun davranması hâlinde ise huzursuzluk ve sıkıntı yaşayacağını belirtti.

 

“Allah’ın kanunu mutlu ederek mutlu olmaktır” diyerek, huzursuz ve mutsuz yaşayan bir insanın çevresine mutluluk vermesinin de mümkün olmadığını söyledi.


“Mutluluğun Üç Boyutu Vardır”

Mutluluğun geçici zevklerden ibaret olmadığını belirten Boran, mutluluğun kalıcı ve kesintisiz bir sulh ve sükûn, içsel huzur, sevgi, dayanışma ve hoşgörünün bulunduğu bir ortam olduğunu söyledi.

 

Mutluluğun üç boyutunu ise şöyle açıkladı:


İç dünyada mutluluk: Nefs ve ruhun iç dünyadaki diyalektik kavgasını bitirmekle sağlanır.

Dış dünyada mutluluk: Başkalarını affetme, hoşgörü ve sevgiyle davranmayla mümkündür.

Allah ile ilişkilerde mutluluk: Allah’ın emirlerine itaat etmek ve yasaklarından kaçınmakla huzur sağlanır.


Allah’a teslim olmakla mutluluk arasında tam bir paralellik bulunduğunu ifade eden Boran, Allahû Tealâ’nın hedefinin bütün insanların dünya ve ahiret saadetine ulaşması olduğunu söyledi. Bu sebeple üç vücudun da Allah’a teslim edilmesinin farz olduğunu belirten Boran, Zümer Suresi’nin 54. ayetine dikkat çekti.


“Üç Vücudumuzu da Allah’a Teslim Etmemiz Farz”

Ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmakla, fizik vücudun Allah’a kul olmakla, nefsin ise tezkiye ve tasfiye edilerek Allah’a teslim olmakla vazifeli olduğunu belirten Boran, Yâsîn Suresi’nin 60 ve 61. ayetlerine işaret etti. Bu ayetlerde insanlardan şeytana kul olmamaları ve Allah’a kul olmaları istendiğini belirtti.

 

Nefsin ise tezkiye ve tasfiye olarak Allah’a teslim olmakla vazifeli olduğunu söyleyen Boran, Müddessir Suresi’nin 38, 39 ve 40. ayetlerini hatırlattı.


“Ruhun Teslimi Allah’a Ulaşmayı Dilemek Karşılığında Size Hediye Edilmiştir”


Ruhun dünya hayatı yaşanırken Allah’a dönmekle vazifeli olduğunu belirten Boran, Fecr Suresi’nin 28. ayetine işaret etti.

 

İnsanın Allah’a ulaşmayı dilemesinin ise bu yolculuğun başlangıcı olduğunu ifade eden Boran, Şûrâ Suresi’nin 13. ayeti ile Ra’d Suresi’nin 27. ayetine dikkat çekerek Allah’a yönelen ve Allah’a ulaşmayı dileyen kişiyi Allah’ın Kendisine ulaştırdığını belirtti.

 

Allah’a ulaşmayı dilemenin, ruhun Allah’a ulaşması konusunda insanın atması gereken ilk adım olduğunu ifade eden Boran, ilk teslim olan ruhun tesliminin Allahû Tealâ tarafından Allah’a ulaşmayı dilemek karşılığında Şûrâ Suresi’nin 13. ayeti ve Ra’d Suresi’nin 27. ayetinde garanti edildiğini, bu aşamanın Allahû Tealâ tarafından hediye edildiğini ve bunun da yolun yarısı demek olduğunu ifade etti.

 

“Nefsini Bilen, Rabbini Bilir”

Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) “Nefsini bilen, Rabbini bilir” buyurduğunu hatırlatan Boran, insanın kendisini tanımasının yalnızca fizik vücudunu bilmesiyle sınırlı olmadığını belirterek insanın nefsini ve ruhunu da tanıması gerektiğine dikkat çekti.

 

Boran, insanın mutluluğa ulaşmasının kendi yaratılışındaki bu üç unsurun Allah’ın emrettiği şekilde yaşanması ve Allah’a teslim olmasıyla mümkün olduğunu belirterek, herkesin Kur’ân’daki hidayetle mutluluğa ulaşmasını diledi.

 

Etiketler

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNDEM Haberleri
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  • SON YORUMLANAN HABERLER
  • SON YORUMLANAN VİDEOLAR
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI