|
Tweet |
KOLAY PARA VAADİ BÜYÜK BİR TUZAĞA DÖNÜŞEBİLİYOR
Sosyal medya ve dijital platformlarda gençlerin karşısına çıkan bahis içeriklerinin hızlı ve kolay kazanç algısı oluşturabildiğini belirten Öztürk, küçük miktarlarla başlayan sürecin zamanla ciddi maddi kayıplara dönüşebileceğini ifade etti.
Öztürk şunları söyledi:
“Bir gence telefon ekranından birkaç dakika içinde yüksek para kazanabileceği anlatılıyor. İlk başta küçük bir miktar deneniyor, kaybedildiğinde ise ‘Bir sonraki sefer geri kazanırım’ düşüncesi başlayabiliyor. İşte tehlikeli döngü burada oluşuyor. Gençlerimize emeğin ve üretmenin değerini anlatırken diğer taraftan onları kolay para tuzaklarına karşı da korumalıyız.”
CEP TELEFONU KUMARHANEYE DÖNÜŞMEMELİ
Dijitalleşmenin bahis ve kumara erişimi kolaylaştırdığına dikkat çeken Öztürk, yasa dışı sitelerle mücadelenin erişim engellerinin ötesine geçmesi gerektiğini söyledi.
“Eskiden kumar belirli mekânlarla ilişkilendiriliyordu. Bugün ise yasa dışı bahis siteleri bir cep telefonuyla insanlara ulaşabiliyor. Bir internet adresini kapatıp ertesi gün başka isimle açılmasını izlemek yeterli değildir. Bu yapıların finansmanına, para transferlerine ve organizasyon ağlarına ulaşılması gerekir.”
SOSYAL MEDYADAKİ ÖZENDİRİCİ İÇERİKLERE DİKKAT
Bahis ve kumarı normal bir eğlence veya gelir kapısı gibi gösteren paylaşımların gençler üzerindeki etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Öztürk, özellikle yasa dışı bahis reklamı ve yönlendirmelerine karşı dijital denetimin güçlendirilmesini istedi.
Öztürk, “Gençlerin takip ettiği hesaplarda yüksek kazanç görüntüleri, bahis bağlantıları veya özendirici paylaşımlar karşılarına çıkabiliyor. Reklam ve yönlendirme ağlarının arkasındaki yapılar da etkin biçimde takip edilmelidir. Gençlerimizin dijital dünyada korunması artık ailelerin tek başına üstlenebileceği bir sorumluluk değildir” dedi.
BAHİS BORCU BÜTÜN AİLENİN BORCUNA DÖNÜŞÜYOR
Sanal bahis ve kumarda yaşanan kayıpların yalnızca oynayan kişiyi etkilemediğini vurgulayan Öztürk, kredi kartı ve borçlanma yoluyla kayıpların telafi edilmeye çalışılmasının aile ekonomisini de tehdit edebileceğini ifade etti.
“Kaybettiği parayı geri kazanmak isteyen insan daha fazla risk alabiliyor. Bir süre sonra kredi kartı, kredi veya çevresinden alınan borçlar devreye giriyor. Sonuçta bir kişinin kaybının bedelini bütün aile ödeyebiliyor. Bahis ve kumar bağımlılığı yaşayan vatandaşlarımızın profesyonel desteğe kolayca ulaşabilmesi de sağlanmalıdır.”
“GENÇLERİMİZİN UMUDU EMEKTE VE ÜRETİMDE OLMALI”
Yasa dışı bahisle mücadelenin güvenlik, finansal takip, dijital denetim, eğitim ve bağımlılıkla mücadele boyutlarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirten Emre Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
“Gaziantep alın teriyle büyüyen, üreten ve çalışan bir şehirdir. Gençlerimize birkaç dakikada zengin olma hayali değil; eğitimle, meslekle, girişimcilikle ve çalışarak kendi geleceklerini kurabilecekleri imkanlar sunmalıyız. Yasa dışı bahis ağlarının para kaynakları kesilmeli, dijital reklamları engellenmeli, aileler bilinçlendirilmeli ve bağımlılıkla mücadele eden gençlerimize destek olunmalıdır. Gençlerimizin umudu sanal bahis kuponlarında değil, kendi emeğinde ve geleceğinde olmalıdır. Gençlerimizin geleceği sanal bahis masasında kaybolmamalı.”