|
Tweet |
GEÇİM YÜKÜ TOPLUMUN HER KESİMİNİ ETKİLİYOR
Haziran ayında TÜFE’nin aylık yüzde 0,99, Yİ-ÜFE’nin ise aylık yüzde 1,8 arttığını hatırlatan Halil Arslan, vatandaşın hayat pahalılığını en çok temel ihtiyaçlarda hissettiğini söyledi.
Arslan, “Bugün vatandaş pazara, markete ve fatura ödeme noktalarına gittiğinde enflasyonun gerçek etkisiyle karşı karşıya kalıyor. Gelirler aynı hızla artmazken giderlerin yükselmesi, ailelerin yaşam standardını her geçen ay daha fazla düşürüyor.” ifadelerini kullandı.
KİRA ARTIŞI VATANDAŞIN NEFES ALANINI DARALTIYOR
Temmuz ayında ev ve iş yerleri için uygulanacak yüzde 32,03’lük kira artış oranının dar ve orta gelirli vatandaşları daha da zorlayacağını belirten Arslan, kira yükünün yalnızca barınma değil, genel ekonomik denge açısından da önemli bir sorun hâline geldiğini kaydetti.
Arslan, “Kira artışı, aile bütçelerini doğrudan etkilediği gibi küçük esnafın maliyetlerini de artırıyor. Bu durum, vatandaşın cebine ve piyasadaki fiyatlara yeni bir yük olarak geri dönüyor.” şeklinde konuştu.
KALICI ÇÖZÜM İÇİN ÜRETİCİ VE VATANDAŞ KORUNMALI
Yİ-ÜFE’de yıllık artışın yüzde 28,09 seviyesine ulaşmasının üretim maliyetlerindeki baskının devam ettiğini gösterdiğini ifade eden Arslan, enflasyonla mücadelenin bütüncül politikalarla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Vatandaşın alım gücünü korumayan, üreticinin maliyetini düşürmeyen ve piyasaya güven vermeyen adımlar enflasyon sorununu çözemez. Türkiye’nin ihtiyacı, geçim derdini hafifleten, üretimi destekleyen ve milletin günlük hayatına gerçek rahatlama olarak yansıyan ekonomi politikalarıdır.”