beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort şirinevler escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort seks hikayesi
Bugun...
SON DAKİKA

KAPTAN BÜLENT SUSEVER: “BALIKÇILIK SADECE DENİZE AÇILMAK DEĞİL, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ KORUMAKTIR”

1 Eylül itibarıyla 2026-2027 balıkçılık av sezonunun başlamasıyla birlikte Türkiye’nin dört bir yanında balıkçılar “Vira Bismillah” diyerek denizlere açıldı.
facebook-paylas
 Tarih: 02-09-2026 13:55:13

KAPTAN BÜLENT SUSEVER: “BALIKÇILIK SADECE DENİZE AÇILMAK DEĞİL, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ KORUMAKTIR”

Yaklaşık 4,5 aylık av yasağının ardından başlayan yeni sezonla ilgili değerlendirmelerde bulunan Saadet Partisi Üsküdar İlçe Başkanlığı İdare Amiri ve Kaptan Bülent Susever, balıkçılığın yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda Türkiye’nin gıda güvenliği, istihdamı, ihracatı ve deniz ekosistemi açısından stratejik bir sektör olduğunu söyledi.

Susever, “Yeni av sezonunun bütün balıkçılarımız için bereketli, kazançlı ve kazasız geçmesini diliyorum. Ancak bugün balıkçılığa yalnızca ‘bu sezon ne kadar balık tutulacak?’ diye bakamayız. Asıl mesele, denizlerimizdeki balık stoklarını koruyarak bu sektörün 10, 20, 50 yıl sonra da ayakta kalmasını sağlamaktır” dedi.

Türkiye’nin su ürünleri alanında önemli bir üretim kapasitesine ulaştığına dikkat çeken Susever, 2025 yılında toplam su ürünleri üretiminin 1 milyon 37 bin 19 tona yükseldiğini belirterek, “Bu rakam Cumhuriyet tarihimizin en yüksek üretim seviyelerinden biridir” ifadelerini kullandı. 2025’te toplam üretim bir önceki yıla göre %11,1 arttı. Bunun 410 bin 428 tonu avcılıktan, 626 bin 591 tonu ise yetiştiricilikten elde edildi. Avcılık üretimi %15,3, yetiştiricilik ise %8,6 oranında arttı.

“DENİZLERİMİZDE 378 BİN TONUN ÜZERİNDE ÜRÜN AVLADIK”

Susever, Türkiye’nin deniz balıkçılığındaki büyüklüğüne dikkat çekerek, 2025 yılında denizlerden 378 bin 269 ton su ürünü avlandığını, bunun 346 bin 366 tonunun deniz balıklarından oluştuğunu söyledi.

“Burada çok önemli bir ayrıntı var. 2025 yılında tek başına 245 bin 261 ton hamsi avlandı. Hamsiyi 28 bin 388 ton çaça ve 19 bin 667 ton sardalya takip etti. Bu rakamlar bize hem denizlerimizin ekonomik değerini hem de birkaç tür üzerindeki yoğunlaşmanın oluşturabileceği riski gösteriyor” diyen Susever, balıkçılık politikalarının bilimsel verilere dayanması gerektiğini vurguladı.

“BU SEKTÖRÜN ARKASINDA YÜZ BİNLERCE İNSAN VAR”

Balıkçılığın yalnızca tekne sahipleri ve tayfalardan ibaret olmadığını ifade eden Susever, sektörün oluşturduğu istihdamın çok daha geniş bir ekonomik zincire yayıldığını belirtti.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan sektör çalışmalarında, doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 250 bin kişinin su ürünleri sektöründe yer aldığı belirtiliyor. Bu kapsam; balıkçının yanı sıra nakliye, kasa, soğuk hava depoları, balık halleri, işleme tesisleri, pazarlama, perakende, yem, ekipman ve diğer bağlantılı faaliyetleri de içeriyor.

Susever, “Dolayısıyla denizdeki bir balık, karadaki onlarca insanın ekmeğidir. Bir balıkçı teknesinin çalışması; tayfadan balıkçı esnafına, nakliyeciden soğuk hava deposuna, lokantadan ihracatçıya kadar geniş bir ekonomik zinciri harekete geçiriyor” dedi.

“BALIKÇILIK İHRACATTA DA TÜRKİYE’NİN YÜZ AKI”

Sektörün Türkiye ekonomisine yaptığı katkının yalnızca iç piyasayla sınırlı olmadığını belirten Susever, 2025 yılında Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yaklaşık 2,2-2,3 milyar dolar seviyesine ulaştığını söyledi.

Türkiye’nin 2025 yılında 100’ün üzerinde ülkeye su ürünleri ihraç ettiğini belirten Susever, “Bu, sektörün artık yalnızca yerel bir üretim alanı olmadığını açıkça gösteriyor. Dünya pazarlarında Türk levreği, çipurası, alabalığı ve Türk somonu önemli bir marka haline geliyor” dedi. 2025 yılında su ürünleri ihracatı yaklaşık %11 artarak 2 milyar 243 milyon dolara ulaştı ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktı.

“SORUNLARIMIZI GÖRMEZDEN GELİRSEK RAKAMLARIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ KAYBEDERİZ”

Bülent Susever, Türkiye balıkçılığının önemli sorunları bulunduğunu da belirterek bunları; aşırı ve bilinçsiz avcılık, deniz kirliliği, iklim değişikliği, deniz suyu sıcaklıklarındaki değişim, balık stoklarının azalması, küçük ölçekli balıkçıların ekonomik sıkıntıları, mazot ve ekipman maliyetleri, pazarlama sorunları ve kayıt dışı faaliyetler olarak sıraladı.

Susever, özellikle küçük ölçekli balıkçıların korunması gerektiğini belirterek, “Büyük teknelerle küçük teknelerin aynı şartlarda değerlendirilmesi doğru değildir. Küçük balıkçı kıyı ekonomisinin temel unsurlarından biridir. Onun yaşaması, kıyı yerleşimlerimizin yaşaması anlamına gelir” dedi.

“ÇÖZÜM BELLİ: BİLİMSEL AVCILIK, GÜÇLÜ DENETİM, MODERN BALIKÇILIK”

Susever’e göre Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yapması gerekenler ise şöyle:

“Balık stoklarını düzenli olarak bilimsel yöntemlerle ölçmeliyiz. Avlanabilir miktarları bilimsel verilere göre belirlemeliyiz. Üreme dönemlerini daha etkin şekilde korumalıyız. Deniz kirliliğine karşı çok daha sert mücadele etmeliyiz. Küçük balıkçılarımıza yakıt, ekipman, sigorta ve finansman konusunda daha güçlü destek vermeliyiz. Balıkçılık limanlarını ve barınaklarını modernize etmeliyiz. Soğuk zinciri güçlendirmeli, balığın üreticiden tüketiciye ulaşırken değer kaybetmesini önlemeliyiz.”

Susever ayrıca, balığın yalnızca avlanıp satılan bir ürün olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, işlenmiş ve katma değerli su ürünleri ihracatının artırılması gerektiğini söyledi.

“Bugün 2 milyar doların üzerinde olan su ürünleri ihracatını çok daha yukarılara taşıyabiliriz. Bunun yolu daha fazla balık avlamaktan değil, daha kaliteli üretmekten, balığı daha iyi değerlendirmekten, markalaşmaktan ve denizlerimizi korumaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.

“DENİZLERİ KORUMAK, GELECEĞİ KORUMAKTIR”

Yeni sezonun başlamasının bir fırsat olduğunu ifade eden Susever, açıklamasını şöyle tamamladı:

“1 Eylül yalnızca balıkçı teknelerimizin yeniden denize açıldığı tarih değildir. Aynı zamanda denizlerimizin geleceğini yeniden düşünmemiz gereken bir gündür. Balıkçımız kazanacak, vatandaşımız uygun fiyatla kaliteli balığa ulaşacak, ülkemiz ihracatını artıracak ama bütün bunları yaparken denizlerimizi tüketmeyeceğiz.

Bugün denizden bir balık aldığımızda aslında gelecek nesillerden de bir emanet alıyoruz. Bu emaneti tüketmeden, kirletmeden ve yok etmeden gelecek nesillere bırakmak zorundayız. Bütün balıkçılarımıza kazasız, belasız, bereketli bir sezon diliyorum. Vira Bismillah, rastgele.”

Etiketler

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER GÜNDEM Haberleri
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  • SON YORUMLANAN HABERLER
  • SON YORUMLANAN VİDEOLAR
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI