|
Tweet |
TÜİK’in son açıklanan Ağustos 2026 verilerine göre yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 31,51 seviyesinde bulunduğuna dikkat çeken Danışmaz, özellikle düşük ücretle çalışanların gelirlerinin fiyat artışları karşısında erimemesi gerektiğini ifade etti.
ÜCRET ENFLASYONA EZDİRİLMEMELİ
Asgari ücretin milyonlarca çalışan ve ailesinin temel gelir kaynağı olduğunu belirten Danışmaz, ücret belirleme mekanizmasında gerçekleşen enflasyonun ve çalışanların kayıplarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Danışmaz, “Asgari ücret yalnızca açıklanan bir rakam değildir. Milyonlarca vatandaşımızın emeğinin karşılığı ve ailesinin geçim kaynağıdır. Çalışanın geliri enflasyon karşısında sürekli değer kaybediyorsa ücret politikasının koruyucu mekanizmaları güçlendirilmelidir” dedi.
ALIM GÜCÜ KORUNMALI
Düşük gelir grubunun bütçesinde temel ihtiyaçların önemli yer tuttuğunu belirten Danışmaz, ücret artışlarının vatandaşın gerçek yaşam koşulları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Danışmaz, “Asgari ücretli vatandaşımız gelirinin önemli bölümünü kira, gıda, ulaşım ve enerji gibi zorunlu ihtiyaçlara ayırıyor. Dolayısıyla mesele yalnızca ücretin nominal olarak artması değildir. Esas mesele vatandaşımızın aldığı ücretle temel ihtiyaçlarını ne ölçüde karşılayabildiğidir” ifadelerini kullandı.
ÜCRET MEKANİZMASI GÜÇLENDİRİLMELİ
BBP’nin 2026 asgari ücretinin belirlenmesi sürecinde çalışanların geçmiş enflasyon kayıplarının dikkate alınması gerektiğini savunduğunu hatırlatan Danışmaz, düşük gelirli çalışanların korunmasına yönelik politikaların sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Danışmaz, “Çalışanın emeğini koruyan, enflasyon nedeniyle oluşan gelir kayıplarını dikkate alan ve alım gücünü gözeten bir ücret sistemine ihtiyaç vardır. Dar gelirli vatandaşımız ekonomik şartlar karşısında yalnız bırakılmamalı; emeğin karşılığı korunmalıdır” dedi.