|
Tweet |
Uyuşturucuyla mücadele politikalarını değerlendiren Dilipak, yalnız kullanıcılar ve sokak düzeyindeki satıcılar üzerinden yürütülen mücadelenin yeterli olmadığını savundu. Organize suç yapılarının ve uyuşturucu ticaretini yöneten isimlerin hedef alınması gerektiğini belirten Dilipak, bağımlıların ise yalnız cezalandırılmak yerine tedavi ve rehabilitasyon sistemi içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi.
“ASIL ORGANİZE YAPILARIN ÜZERİNE GİDİLMELİ”
Uyuşturucu suçlarından cezaevine giren kişilerin önemli bölümünün sistemin alt basamaklarında bulunduğunu savunan Dilipak, mücadelede organizasyonu yöneten yapıların öncelikli hedef olması gerektiğini söyledi.
Dilipak, “Sokaktaki küçük satıcıyı yakalamak elbette gereklidir ancak bununla yetinirseniz uyuşturucu ağını ortadan kaldıramazsınız. Asıl mesele bu sistemi yöneten, insanları kullanan ve suç ekonomisini kontrol eden yapılardır. Sokaktaki kişiyi yakalarken onun arkasındaki organizasyonu da ortaya çıkarmak zorundasınız” dedi.
CEZAEVİNDEN ÇIKANLAR SUÇ ÖRGÜTLERİNE BIRAKILMAMALI
Cezaevinden çıkan kişilerin topluma yeniden kazandırılması konusunda ciddi sosyal politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirten Dilipak, iş ve sosyal çevre bulamayan kişilerin yeniden suç örgütlerinin etkisine girebileceğini savundu.
Dilipak, “Bir insan cezaevinden çıktıktan sonra ailesi kabul etmiyor, iş bulamıyor ve toplum tarafından tamamen dışlanıyorsa onu yeniden sokağın suç örgütlerinin eline bırakmış oluyorsunuz. Bu insanların yeniden suça sürüklenmesini önleyecek bir sistem kurulmalı. Eğitim, meslek edinme, psikolojik destek ve sosyal uyum süreci birlikte yürütülmeli” ifadelerini kullandı.
“BAĞIMLILIK TEDAVİ VE REHABİLİTASYONLA ELE ALINMALI”
Özellikle sentetik uyuşturucu bağımlılığının ciddi sağlık ve güvenlik sorunlarına yol açtığını belirten Dilipak, bağımlıların sağlık sistemi içerisinde yakından takip edilmesini önerdi. Kontrollü madde kullanımına ilişkin tartışmalı önerilerinin ise tıbbi ve hukuki denetim çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Dilipak, “Bağımlı insanı yalnız suçlu olarak görerek bu sorunu çözemeyiz. Tedaviyi kabul eden kişiyi sağlık sistemi takip etmeli, hekim kontrolünde rehabilitasyon uygulanmalı ve ailesi de bu sürece dahil edilmeli. Önce bağımlıyı uyuşturucu çetesinin elinden kurtarmalı, sonra sağlık ve sosyal destek mekanizmalarıyla yeniden hayata kazandırmalıyız” dedi.