|
Tweet |
“DENİZDE NE KADAR BALIK OLDUĞUNU BİLMEDEN AV POLİTİKASI BELİRLENMEMELİ”
İrfan Uzun, balık stoklarının miktarı, türlerin boy dağılımı, üreme dönemleri, av baskısı, göç hareketleri ve deniz şartlarının düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini belirterek, “Balıkçılığı yalnızca takvim üzerinden yönetmek yeterli değildir. Bilimsel veriler bize ne söylüyorsa av sezonunu ve avcılık politikalarını buna göre şekillendirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
Uzun, FAO/GFCM’nin 25 Eylül tarihli açıklamasına da dikkat çekerek, hamsinin Akdeniz ve Karadeniz genelinde öncelikli türler arasında izlendiğini, Karadeniz’de istavritin de bilimsel takip açısından önem verilen türlerden biri olduğunu ifade etti.
“TBMM’YE SADECE SORUN DEĞİL ÇÖZÜM DE SUNDUK”
Sürdürülebilir Balıkçılık çalışmasında somut öneriler ortaya koyduklarını belirten Uzun, “Bilimsel stok yönetimi, dinamik av sezonu, denizden faturaya kadar elektronik takip, sonar ve ileri av teknolojilerinin bilimsel denetimi ile Karadeniz’de ortak stok yönetimini öneriyoruz. Amacımız yasakları artırmak değil, balıkçılığın geleceğini güvence altına almaktır.” şeklinde konuştu.
“BALIKÇIMIZ YARIN DA DENİZDE BALIK BULABİLMELİ”
Balıkçılara karşı bir yaklaşım içerisinde olmadıklarının altını çizen Uzun, “Balıkçımıza karşı değiliz. Tam tersine, balıkçımızın gelecek yıllarda da denize açıldığında balık bulabilmesini istiyoruz. Denizlerimizi korumakla balıkçımızın geçimini korumak birbirinin karşıtı değildir. Doğru bilimsel yönetimle ikisini birlikte güvence altına alabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Uzun, sürdürülebilir balıkçılık politikasının yalnızca bugünkü av miktarını değil, gelecek nesillerin deniz kaynaklarına erişimini de dikkate alması gerektiğini vurguladı.