|
Tweet |
TARLADA EN KRİTİK MESELE SU
Kuraklık riskinin tarımsal üretim açısından giderek daha önemli hale geldiğini belirten Sel şunları söyledi:
“Çiftçimiz tohumu toprağa atıyor, aylarca emek veriyor ancak yeterli ve zamanında suya ulaşamadığında bütün emeği riske giriyor. Suyun artık sınırsız bir kaynak olmadığını kabul ederek hareket etmeliyiz. Bilecik’in tarımsal sulama altyapısını geleceğin iklim şartlarına göre bugünden hazırlamak zorundayız.”
MODERN SULAMA YAYGINLAŞTIRILMALI
Tarımsal sulamada su kaybını azaltacak yatırımların hızlandırılması gerektiğini ifade eden Sel, açık sistemlerden modern ve verimli sulama yöntemlerine geçişin desteklenmesini istedi:
“Vahşi sulama anlayışıyla geleceğin tarımını sürdüremeyiz. Basınçlı, damla ve yağmurlama sistemlerini daha fazla üreticimizin kullanabilmesini sağlamalıyız. Çiftçiye ‘suyu tasarruflu kullan’ demek yetmez; bunu sağlayacak altyapıyı ve ekonomik desteği de sunmak gerekir.”
MALİYET ARTIYOR ÇİFTÇİNİN KAZANCI ERİYOR
Üreticinin yalnızca sulama sorunuyla mücadele etmediğini vurgulayan Sel; mazot, gübre, enerji, ilaç ve diğer tarımsal girdilerdeki maliyet baskısına dikkat çekti:
“Çiftçi daha tarlaya girmeden maliyet hesabı yapıyor. Üretim sonunda kazanıp kazanamayacağını öngöremeyen çiftçinin ekimden vazgeçmesi hepimiz için kayıptır. Çünkü üretici tarladan çekildiğinde bunun bedelini daha yüksek gıda fiyatlarıyla bütün toplum öder.”
DESTEK ÜRETİMDEN ÖNCE ULAŞMALI
Tarımsal desteklerin zamanlamasının da önemli olduğunu belirten Sel, çiftçinin finansmana en fazla ihtiyaç duyduğu dönemde desteklenmesi gerektiğini söyledi:
“Üreticiye hasattan aylar sonra verilen destek yerine tohumu, gübreyi ve mazotu alacağı dönemde kaynak sağlamak çok daha değerlidir. Çiftçinin borçlanarak üretim yaptığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Destek politikaları üretim takvimine göre yeniden düzenlenmelidir.”
BİLECİK ÜRETİCİSİNİ KAYBETMEMELİ
Sel açıklamasını şöyle tamamladı:
“Bilecik’in tarımını korumak yalnızca çiftçinin meselesi değildir. Gıda güvenliğimizi, kırsal yaşamı ve kent ekonomisini korumaktır. Sulama yatırımlarını hızlandırmalı, suyu verimli kullanmalı ve üretim maliyetlerini azaltacak politikaları hayata geçirmeliyiz. Çiftçimiz toprağını terk etmek yerine daha fazla üretmeyi düşünmelidir. Üreten çiftçiyi koruyamazsak yarının tarımını da koruyamayız. Bilecik çiftçisi yalnız bırakılmamalıdır.”